Boykot: Tarihten Günümüze Etkileri ve Sonuçları

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Boykot teriminin kökeni, 19. yüzyılda İrlanda’da meydana gelen bir olaya dayanıyor. Charles Boycott adındaki bir İngiliz toprak sahibi, İrlanda’daki çiftçilere haksız kira koşulları uygulaması sebebiyle köylüler tarafından sosyal ve ekonomik olarak dışlanmış durumdadır. Bu olay, belirli kişiler veya kurumlar için ekonomik ve sosyal izolasyon anlamında “boykot” teriminin kullanılmasına zemin hazırlamıştır.

Bununla birlikte boykot eylemi, Boycott olayı kadar yakın bir geçmişe sahip değildir. Antik çağlardan itibaren topluluklar, haksız uygulamalara karşı ticareti durdurarak veya iş birliği yapmayarak tepki göstermiştir. Modern anlamda boykot kullanımı, özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda küresel ticaretin ve iletişimin gelişimi ile birlikte daha yaygın hale gelmiştir.

Tarihte önemli bir yere sahip olan pek çok hatırlanabilir boykot vardır. Bu boykotlar, ülkelerinin ve insanlarının yararını gözeterek ‘düşmanlara’ karşı gerçekleştirilmiştir.

Boston Çay Partisi (1773) adlı boykot, dünya tarihindeki önemli olaylardan biridir. Amerikan kolonileri, İngiliz çaylarına uygulanan ağır vergilere karşı durarak bu çayları boykot etmiş ve sonunda Boston limanında büyük miktarlarda çayı denize dökmüştür. Bu eylem, Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın fitilini ateşlemiştir.

Hindistan’da 1920’lerde Kongre Partisi, İngiliz yönetimine karşı bazı İngiliz şirketleri ve yerel iş birlikçileri boykot etmiştir. Mahatma Gandhi’nin Tuz Yürüyüşü (1930) ise Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Gandhi, halkı İngiliz tuzunu boykot etmeye çağırmış; bu şekilde deniz suyundan kendi tuzlarını üretmelerini teşvik etmiştir.

Montgomery Otobüs Boykotu (1955-1956) ise hatırlanan diğer önemli bir boykottur. Rosa Parks’ın tutuklanmasının ardından, siyahilerin ayrımcılığa uğradıkları otobüsleri kullanmayı reddetmeleri, Amerikan Sivil Haklar Hareketi’ne büyük bir ivme kazandırmıştır.

1980’lerde gerçekleşen Güney Afrika Apartheid Boykotları ise günümüzde bile hatırlanmaktadır. Uluslararası toplum, apartheid rejimini protesto etmek amacıyla Güney Afrika’ya ekonomik ve kültürel yaptırımlar uygulamıştır. Bu eylemler, 1990’larda apartheid rejiminin sona ermesine yardımcı olmuştur.

1970’lerden itibaren başlayan Nestlé Boykotu ise hâlâ devam etmektedir. Şirket, gelişmekte olan ülkelerde anne sütü yerine bebek maması pazarlamak için etik dışı yöntemler kullandığı iddiasıyla birçok tüketici tarafından boykot edilmiştir. Bu duruma hassasiyet gösteren bireyler, boykot eylemlerini sürdürmektedir.

2022 Katar Dünya Kupası Boykotları, yakın tarihten akıllarda yer edinen bir başka örnek. Katar’daki insan hakları ihlalleri ve göçmen işçilerin kötü çalışma koşulları nedeniyle birçok ülke ve taraftar, Dünya Kupası’nı boykot etmeye çağırmıştır. Bu çaba kısmen başarılı olmuştur.

Ayrıca, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısı ve bu saldırılara destek verenlerin boykot edilmesi de devam etmektedir.

Görüldüğü üzere boykotlar, ekonomik, sosyal ve politik alanlarda önemli sonuçlara yol açabiliyor. Şirketlerin gelir kaybı yaşaması veya iflas etmeleri ile sonuçlanabilir. Örneğin, Nike, 1990’larda çocuk işçi çalıştırdığı yönündeki iddialar nedeniyle büyük bir boykot dalgasıyla karşılaşmış ve itibarını kurtarmak adına politikalarını değiştirmek zorunda kalmıştır.
Boykotlar, toplumsal farkındalığı artırma ve baskıyı çoğaltarak yasal reformların tetiklenmesine de yardımcı olabilir. Montgomery Otobüs Boykotu, ABD’de ayrımcılıkla ilgili yasaların değişmesini sağlayan ilk adımlardan birini oluşturmuştur.

Ayrıca boykotlar, hükümetlere baskı yaparak politik kararların değiştirilmesine zemin hazırlayabilir. Örneğin, Güney Afrika’da uygulanan boykotlar, apartheid rejiminin sona ermesini sağlayan unsurlardan biri olmuştur.

Ancak bazı boykotlar mantıksız ve zararlı olabilir. Bu tür eylemler beklenen etkileri göstermeyebilir ya da hedef alınan kuruluşun destekçilerini daha da mobilize edebilir. Ayrıca boykot çağrılarının geniş çapta destek bulmaması, onların etkisiz hale gelmesine yol açabilir. Örneğin, CHP Genel Başkanı’nın bir kahve firmasına yönelik boykotu ters tepkilere neden olmuştur.

Bir ana muhalefet partisinin, kendi ülkesinin esnafını, çalışanlarını ve ürünlerini boykot etmesi siyasi açıdan alışılmadık ve ahlaki açıdan sorumlu bir tutum olarak değerlendirilmelidir. Bu, kendi kendine zarar vermek anlamına gelir.

Buradaki niyet belki iktidara bir baskı kurmak olabilir; ancak kullanılan yöntemler düşüncesizce görünmektedir. Ülkenin tüm sektörlerine yönelik düşmanca bir tavrın benimsenmesi, oldukça sorunlu bir tutumdur.

Muhalefetin, hükümetin ekonomi politikalarını veya belirli şirketlerle olan ilişkilerini protesto etmek amacıyla boykot eyleminde bulunması bazen anlaşılabilir; fakat tüm ekonomiyi hedef almak, akıl dışı bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bunun yanı sıra, yerel markaların ve çeşitli ticari kurumların hedef alındığı durumlar, muhtemel olumsuz etkiler yaratacaktır. Elbette bu tür boykotlar beklenmedik sonuçlara yol açabilir.

Bu sebeplerle, hükümetin muhalefeti “ülkeye zarar vermekle” itham etmesi için haklı nedenleri olabilir.

Muhalefet, boykotun destek bulması durumunda, yerli üreticilerin ve çalışanların zarar görebileceğini hesaba katmalıdır. Ayrıca, siyasi istikrarsızlık sebebiyle yabancı yatırımcıların ülkeye yatırım yapmaktan kaçınabileceği gerçeği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu durum, muhalefet tarafından neden göz ardı edilmektedir?

Bu meseletek yalnızca bir yolsuzluk soruşturmasının üzerini örtmek için bir mazeret mi sunulmaktadır, yoksa daha derin ve önemli kaygılar mı söz konusudur?

Ülkenin birlik ve beraberliğe yönelik önemli adımlar atmaya çalıştığı, terörsüz bir Türkiye’nin inşası için büyük çabalar harcandığı bir dönemde, muhalefetin sadece kendi siyasi çıkarlarını gözetmeyle sınırlı kalıp, daha geniş bir perspektife sahip olmaktan uzak bir tutum takınması düşündürücüdür.

Yunanistan, Ermenistan, İran, İsrail veya diğer düşmanca tavır sergileyen ülkelerin benzer uygulamalarda bulunmasını anlarız; ancak bu ülkenin ana muhalefet partisinin kendi vatandaşlarının ve ülkesinin menfaatlerine zarar vermesini anlamak güçtür.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Boykot: Tarihten Günümüze Etkileri ve Sonuçları

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Türkiye'ye Dair ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!